Yüce Allah, tekamül ve gelişime açık olarak yarattığı insanın ihtiyacına binaen eğitim
sürecini ilk insan Hz. Adem ile başlatmıştır. Eşyanın isimlerini ve hakikatini öğretmek
suretiyle onu eğitime tabi tutmuştur. İnsanlığın var oluşundan itibaren ortaya çıkan bütün
sistemler de, insanı kendi değerleri ve gayeleri doğrultusunda eğitmeyi/yetiştirmeyi
hedeflemiş ve bu yolda gayret sarf etmiştir. Bu çerçevede yüce dinimiz İslam insanın
kendisiyle, çevresiyle ve Yaratıcıyla barışık halde yaşamasını ve onun iki alemde de huzur ve
mutluluğa ulaşmasını sağlayacak evrensel ilkeler getirmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s) de bu
ilkeleri bizzat hayatında uygulayarak insanlığa öğretmiştir.
Rahmet Peygamberi, kızgın çölün bereketsiz topraklarında bedevî insanlardan oluşan bir
toplumdan İslâm medeniyetinin nüvesini teşkil eden medenî bir toplumu hem de çok kısa bir
zaman diliminde inşa etmiş, aşağıların aşağısına yuvarlanmış insanlığı yüksek değerlere, bir
başka ifadeyle “Ahsen-i Takvim” mertebesine kavuşturmuştur. Hz. Peygamberin, çok kısa bir
sürede kin, nefret ve intikam toplumunu sevgi, muhabbet ve rahmet toplumuna dönüştürmüş
olması bugün bütün yönleriyle araştırılmaya değer bir husustur.
Şu kadar var ki Hz. Peygamber’in insanlığa takdim ettiği bu ulvi değer ve öğretiler, süreç
içerisinde zaman zaman bilinçli-bilinçsiz sergilenen yanlış algı ve uygulamalara kurban
edilmiştir. Bugün küresel ölçekte yaşanan gerilim ve çekişmeler, İslâm dünyasında yaşanan
şiddet ve çatışmalar, biz Müslümanların topyekûn insan yetiştirme düzeneklerimizi, bilgi ve
bilinç üreten mekanizmalarımızı yeniden gözden geçirmemizi zorunlu hale getirmektedir. Bu
çerçevede ailelerin, örgün ve yaygın öğretim/eğitim kurumlarının, STK’ların, kitle iletişim
araçlarının, yazılı ve görsel basının, sosyal medyanın insan yetiştirme sürecindeki etkilerinin
yeniden ele alınması gerekmektedir. Bu meselenin, her şeyden önce gelecek nesillerimizin
İslâm Dini hakkında yanlış kanaat edinmemeleri ve çevresiyle uyumlu, barışık, sosyal,
üretken, insanlığa faydalı ideal insan profiline uygun olarak yetişmeleri/yetiştirilmeleri için de
son derece önemli olduğu açıktır.
Artık ülkemizde önemli bir dini, sosyal ve kültürel gelenek haline gelmiş olan Kutlu Doğum
Haftası’nın 2014 yılı teması “Hz. Peygamber ve İnsan Yetiştirme Düzenimiz” olarak
belirlenmiştir. Söz konusu hafta münasebetiyle gerçekleştirilecek sempozyumda insan
yetiştirme düzenimiz, Hz. Peygamber’in ortaya koyduğu örneklik çerçevesinde yeniden ele
alınacaktır.
hz.Muhammed

Ayrıca şunlara da bakabilirsiniz...
Peygamber Sevdası Meydanlara Sığmadı
Hz Muhammed ve İnsan Onuru
Kutlu Doğum 2013
Gül den Yargıya Çok Sert Eleştiri
Yorumlar
Henüz yorum yapılmadı. Neden ilk yorumu yazmayasın ki?
Yorum bırakın